Perspektiflere dön

Perspektif

400 tonluk bir tabliye modülü fabrikadan denize nasıl taşınır?

5 dk okuma

400 tonluk bir tabliye modülü fabrikadan denize nasıl taşınır?

Ağır bir çelik modülün taşınması, tek bir hesap değil birbirine bağlı üç sorunun aynı anda çözülmesidir: modülü taşıyacak mesnet nasıl davranacak, kaldırma hangi sırayla yapılacak ve bu sırada modül ne kadar şekil değiştirecek. Üçünü ayrı ayrı çözüp sonra birleştirmek işe yaramaz; biri değiştiğinde diğer ikisi de değişir.

Mesnet, taşıdığı yapı gibi davranmalı

Osmangazi Köprüsü'nde 113 tabliye bloğu vardı. Her biri 36 metre genişliğinde ve 230 ile 400 ton arasındaydı. Bu bloklar ÇİMTAŞ'ın Gemlik tesisinde imal edildi ve sahaya ulaşana kadar atölyede, ön montaj alanında, montaj sahasında ve stok alanında farklı mesnetler üzerinde durdu.

Mesnet yapısının, taşıdığı modüle yapısal olarak benzer davranması kritik önemdedir. Aksi hâlde taşıma sırasında modülde servis ömrü boyunca hiç karşılaşmayacağı gerilmeler oluşabilir. Rijit bir mesnet, esnek bir tabliyeyi zorlar; fazla esnek bir mesnet ise yükü beklenmedik noktalara toplar. Doğru cevap ikisinin ortasında değil, taşınan yapının kendi davranışında saklıdır.

Geçici yapı, nihai yapıdan daha az affeder

Bu nedenle geçici yapılar, nihai yapı kadar dikkatle tasarlanır. Bir köprünün ömrü seksen yıl olabilir; ancak o köprüyü yerine koyan mesnet yapısı yalnızca birkaç saat görev yapar ve hata affetmez. Nihai yapıda güvenlik payı zamana yayılır; geçici yapıda tek bir kaldırma anında toplanır.

Kaldırma bir an değil, bir sıradır

Schiphol Havalimanı'ndaki Geçici Koridor bunun iyi bir örneğiydi. 250 metre uzunluğundaki yaya köprüsü, tipik olmayan dokuz modülden oluşuyordu. Apronda süren uçak ve kara trafiği nedeniyle yalnızca orta modül nihai yerinde imal edilebildi; diğer sekizi ayrı bir alanda monte edilip cephe cam üniteleri de takılmış hâlde yerine çekildi.

Burada asıl kısıt mühendislik değil, takvimdi: ana yüklenicinin bölgede yalnızca gece çalışma izni vardı. Sekiz modülün her biri için taşıma ve montaj sürecinin tamamı boyunca yapısal güvenlik değerlendirmesi yaptık. Modüllerin hepsi hiçbir hasar olmadan yerine kondu.

Sınır koşulu yolculuk boyunca değişir

MHPS gaz türbini kabinlerinde modüller önce tam olarak istiflenip monte ediliyor, sonra sevkiyat için sökülüyordu. Boru askıları, yay kutuları ve mesnetler tasarım kotuna ayarlanıyor, ardından boru sistemleri için ayrı geçici sevkiyat mesnetleri devreye giriyordu. Yani aynı yapı, birkaç hafta içinde birbirinden çok farklı üç dört yükleme durumundan geçiyordu.

Aliağa'daki Cold Box yenilemesinde de benzer bir zincir vardı: yeni üst yapının tasarımı, yenileme sırasında alt yapıyı ayakta tutacak geçici mesnetler, üst yapı için taşıma analizleri ve ayrıntılı montaj analizini içeren modüler bir kurgu. Her aşama bir öncekinin bıraktığı sınır koşuluyla başlıyordu.

Su işin içine girince

TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi'nde 36 inçlik ham petrol boruları deniz seviyesinde devam ediyordu. Boruların denize doğru kıvrımını ve kesit biçimini gözeten özel bir çekme başlığı tasarlamak gerekti — hem taşıma sırasındaki yükleri karşılayacak hem de bağlanacağı boruyla uyumlu olacak bir parça.

KKTC İçme Suyu Projesi ise ölçeği bambaşka bir yere taşıdı: 1600 milimetre çapındaki HDPE borular, 500 metrelik açıklıklarla ankraj yapılarına asılı, deniz seviyesinin 280 metre altında dengede duracak biçimde tasarlandı. Altlarındaki deniz tabanı 1500 metre derinlikteydi.

Geriye kalan

Ağır modül taşımada tasarımcının işi, yapıyı en zayıf olduğu ana göre kurgulamaktır. O an çoğu zaman yapının hizmete girdiği gün değil, henüz tamamlanmamışken vinçten sarktığı ya da bir dorse üzerinde yol aldığı andır. Bunu erken görmek, sahada geçirilen geceleri kısaltır.